NAFAKA HER BOŞANMADA OLUR MU?
05.06.2026
Nafaka denildiğinde, toplumda genellikle boşanma sırasında kadına ödenen bir para akla gelmektedir. Oysa ülkemizin sosyal yapısı gereği uygulamada çoğunlukla bu şekilde görülse de, nafaka yalnızca kadına özgü bir hak değildir, her boşanmada kendiliğinden doğmaz ve tek bir nafaka türü de bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanunu’nda dört farklı nafaka türü düzenlenmiştir. Bunlar; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakasıdır.
*Tedbir nafakası, boşanma davası açılmadan önce ya da boşanma davası süresince, devam eden aile birliği ve eşlerin birbirlerine bakma yükümlülüğü esas alınarak hükmedilen nafakadır. Kusursuz olsa dahi, diğer eşin veya çocukların hak kaybına uğramaması amacıyla, mağdur olacak eş tarafından talep edilir ve mahkemenin gerekli görmesi halinde hüküm altına alınır.
*İştirak nafakası, boşanma davası sonucunda çocuğun velayetinin kendisine verilmediği eş aleyhine, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılımını sağlamak amacıyla hükmedilen nafaka türüdür.
*Yardım nafakası ise boşanma davası veya evlilik kurumu ile doğrudan bağlantılı değildir. Bir kimsenin, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan altsoyu, üstsoyu ya da kardeşlerine ödemekle yükümlü olduğu nafaka türüdür.
*Yoksulluk nafakası, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek olan eşin, diğer eşten talep edebileceği nafakadır. Bu nafaka türü bakımından bazı önemli şartlar bulunmaktadır. Öncelikle, yoksulluk nafakası talep eden eşin kusuru, nafaka talep edilen eşin kusurundan daha ağır olmamalıdır. Talep eden eş kusurlu olsa dahi, kusuru karşı taraftan ağır olmadığı sürece yoksulluk nafakası isteyebilir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, nafaka denildiğinde uygulamada en sık karşılaşılan nafaka türü yoksulluk nafakasıdır. Peki, nafaka bakımından yoksulluk neyi ifade etmektedir? Kanunda açık bir tanım yer almamakla birlikte, yoksulluk kavramı; kişinin yeme, içme, barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamaması hali olarak kabul edilmektedir. Bu kavramın kesin bir tanımının bulunmaması nedeniyle hâkim, her somut olayı dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda değerlendirerek yoksulluk nafakasına ilişkin karar vermektedir.
Nafaka, şartları hâkim tarafından belirlenen ve mahkeme kararı ile hukuk dünyasında hüküm ve sonuç doğuran bir haktır. Yoksulluk nafakası ise yalnızca boşanma sebebiyle yoksulluğa düşülmesi halinde söz konusu olur. Bu nedenle boşanma davasının düşmesi, reddedilmesi ya da davadan feragat edilmesi durumlarında yoksulluk nafakasına hükmedilmesi mümkün değildir. Yoksulluk nafakasına karar verilebilmesi için tarafların boşanmalarına hükmedilmesi ve bu kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç olarak, nafaka her boşanma halinde kendiliğinden doğan bir hak olmayıp, her nafaka türü bakımından kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Özellikle yoksulluk nafakası, boşanmanın kesinleşmesi ve talep eden eşin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması gibi kriterlerin varlığını gerektirir. Bu nedenle nafakaya hükmedilip hükmedilmeyeceği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur oranları ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak hâkim tarafından değerlendirilir. Dolayısıyla her boşanmada nafaka bağlanacağı yönündeki yaygın kanaat hukuki bir zorunluluk değil, uygulamada ortaya çıkan bir sonuçtur.