Makaleler

İBAN DOLANDIRICILIĞI MAĞDURU NE YAPMALI?

12.06.2026

IBAN dolandırıcılığı, kişilerin banka hesaplarının veya IBAN bilgilerinin üçüncü kişiler tarafından suç gelirlerinin aktarılmasında kullanılmasıyla ortaya çıkan ciddi bir mağduriyet türüdür. Hesabını belirli bir menfaat karşılığında kullandıran kişiler, dolandırıcılık suçuna iştirak ettikleri iddiasıyla hukuki ve cezai sorumlulukla karşılaşabilir. Bu nedenle banka hesapları hiçbir şekilde başkalarının kullanımına bırakılmamalı; mağduriyet yaşanması halinde ise derhal banka ile iletişime geçilerek hesap güvenliği sağlanmalı, savcılığa suç duyurusunda bulunulmalı ve hukuki destek alınmalıdır.

HAKARET DAVASI NASIL AÇILIR?

12.06.2026

Hakaret suçu, bir kişinin onur, şeref ve saygınlığını zedeleyen söz, yazı, paylaşım veya davranışlarla işlenebilen ve Türk Ceza Kanunu kapsamında yaptırıma bağlanmış bir suçtur. Hakarete maruz kalan kişi, fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk birimlerine şikâyette bulunabilir. Özellikle sosyal medya, mesajlaşma uygulamaları ve diğer dijital platformlarda gerçekleşen hakaretlerde ekran görüntüleri, yazışmalar ve diğer delillerin muhafaza edilmesi büyük önem taşır. Sürecin doğru yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması için hukuki destek alınması faydalı olacaktır.

NAFAKA HER BOŞANMADA OLUR MU?

05.06.2026

Nafaka, sadece boşanma durumunda kadına verilen bir ödeme değildir ve her boşanmada otomatik olarak doğmaz. Türk Medeni Kanunu’nda dört tür nafaka vardır: tedbir, yoksulluk, iştirak ve yardım nafakası. Tedbir nafakası, boşanma davası sürecinde eş ve çocukların mağdur olmaması için geçici olarak verilir. İştirak nafakası, velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim masraflarına katkı sağlaması için ödenir. Yardım nafakası ise boşanma ile ilgili olmayıp, altsoy, üstsoy veya kardeşlerin yoksulluğa düşmemesi için verilen destektir.

En sık karşılaşılan tür olan yoksulluk nafakası ise boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşe, kusur durumu da dikkate alınarak diğer eş tarafından ödenir. Ancak bunun için boşanmanın gerçekleşmesi ve kararın kesinleşmesi gerekir. Sonuç olarak nafaka, her boşanmada otomatik verilen bir hak değildir; mahkeme, tarafların ekonomik durumunu, kusur oranlarını ve somut olayı değerlendirerek karar verir.

VELAYET NEYE GÖRE BELİRLENİR?

05.06.2026

Boşanma davalarında çocuğun velayeti, anlaşmalı boşanmalarda tarafların uzlaşmasıyla, çekişmeli boşanmalarda ise mahkeme kararıyla belirlenir. Mahkeme, Türk Medeni Kanunu’na göre velayeti düzenlerken tek ve kesin bir ölçüt değil, “çocuğun üstün yararı” ilkesini esas alır.

Velayet; çocuğun bakımı, eğitimi, korunması ve temsilini kapsayan bir haktır. Hakim, karar verirken çocuğun yaşı, gelişim durumu, psikolojik ve sosyal ihtiyaçları, ebeveynlerin bakım kapasitesi, maddi imkânları ve yaşam koşulları gibi birçok unsuru birlikte değerlendirir.

Kusur durumu tek başına belirleyici değildir; ancak çocuğun gelişimini etkileyip etkilemediği önemlidir. Uygulamada velayet çoğunlukla anneye verilse de, annenin çocuğa uygun koşulları sağlayamaması veya çocuğun yararına aykırı durumlar olması halinde velayet babaya da verilebilir. Sonuç olarak, velayet kararlarında temel amaç, çocuğun fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini en iyi sağlayacak ebeveynin belirlenmesidir ve her dava somut koşullara göre ayrı değerlendirilir.

HER İSTİFA KIDEM TAZMİNATINA HAK KAZANDIRIR MI?

05.06.2026

İşçinin işten kendi isteğiyle ayrılması her zaman kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz. Kıdem tazminatına hak kazanabilmek için işçinin İş Kanunu kapsamında çalışması, aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl kıdeminin bulunması ve iş sözleşmesinin kanunda belirtilen şekillerden biriyle sona ermiş olması gerekir. İş Kanunu’nun 24. maddesinde düzenlenen sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışlar ile zorlayıcı sebepler gibi haklı nedenlerin varlığı hâlinde işçi iş sözleşmesini feshedebilir ve bu durumda kıdem tazminatına hak kazanır. Özellikle ücretin ödenmemesi, çalışma şartlarının uygulanmaması, hakaret, tehdit veya taciz gibi durumlar haklı fesih sebebi oluşturur. Bu nedenle, her istifa kıdem tazminatı hakkı doğurmasa da, haklı nedene dayanan fesihlerde işçi istifa etmiş olsa dahi kıdem tazminatını talep edebilir.

Genel Bilgiler

2025- 2026 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

12.09.2025
Av. Ali Rıza ÖZCAN

Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Barolar Birliği 2026 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde, maktu ücretlere ilişkin önceki Tarife'nin yayımı sonrası oluşan mali tablo dikkate alınarak, ortalama yüzde 36,15 oranında artış sağlanmıştır.

Genel Bilgiler

2023-2024 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

17.09.2024
Av. Ali Rıza ÖZCAN

Mahkemelerde, tüm hukuki yardımlarda, taraflar arasındaki uyuşmazlığı sonlandıran her türlü merci kararlarında ve ayrıca kanun gereği mahkemelerce karşı tarafa yükletilmesi gereken avukatlık ücretinin tayin ve takdirinde, 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ve bu Tarife hükümleri uygulanır.

Genel Bilgiler

Geriye Dönük İşsizlik Ödeneği

17.04.2024
Av. Arb. Nihal ÖZCAN

Geriye dönük işsizlik maaşı alınması konusu uygulamada karşımıza sıklıkla çıkan bir durumdur. Bu konuyla ilgili aydınlatıcı bilgiler sunmadan önce işsizlik maaşı kavramını tanımlamakta fayda olacaktır. İşşizlik maaşı, 4447 Sayılı Kanunda İşsizlik Sigortası Kanunu’nda sayılan şartları taşıyan sigortalı işsizlere, sonradan işsiz kaldıkları takdirde işsiz kaldıkları dönem için verilen ödeneğe verilen isim olarak ifade edilebilir. Bu şartlar şu şekilde açıklanabilir;

Ceza Hukuku

İmar Kirliğine Neden Olma Suçu Nedir ve Cezası Ne Kadardır? (TCK 184)

04.08.2023
Av. Ali Rıza ÖZCAN

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile ilk defa ceza hukuku anlamında cezalandırılabilir bir fiil olarak düzenlenmiştir. Elbette ki imar kirliliğine neden olma fiiline vücut veren hareketler TCK’da suç olarak kabul edilmeden önce de işlenmekte idi. Fakat bu fiiller sadece kabahat şeklinde nitelendirilip çeşitli idari yaptırımlara tabi tutulmakta idi. Avrupa Birliği Hukukuna uyum çerçevesinde çevreye karşı suçların ceza hukuku yoluyla korunma altına alınması esasında yeni bir olgudur. İmar kirliliğine neden olma fiili de çevreye karşı suçlardan biri olup ceza hukuku yoluyla koruma altına alınması uygun görülmüştür.

« »