HAKARET DAVASI NASIL AÇILIR?

HAKARET DAVASI NASIL AÇILIR?

12.06.2026

HAKARET DAVASI NASIL AÇILIR?

Hakaret suçu, sövme veya somut olgu isnadı yolu olmak üzere iki farklı şekilde karşımıza çıkan bireylerin toplum içindeki onur, şeref ve saygınlığını korumaya yönelik önemli bir hukuki düzenlemedir. Günümüzde özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte hakaret suçlarının işlenme şekilleri de çeşitlenmiş ve bu tür eylemler daha sık karşılaşılan bir sorun haline gelmiştir.

Hakaret suçu yalnızca yüz yüze söylenen sözlerle değil; yazılı mesajlar, sosyal medya paylaşımları, yorumlar, e-postalar ve sesli mesajlar yoluyla da işlenebilir.

 

Peki Hakaret Davası Nasıl Açılır?

Hakaret davası açılabilmesi için öncelikle kişinin onur, şeref veya saygınlığını zedeleyen bir eylemin gerçekleşmiş olması gerekir. Bu eylem ile mağdurun kişilik haklarında meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunmalıdır.

Hakaret suçu şikâyete bağlı suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle mağdur kişinin, hakaret fiilini ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekmektedir. Hakarete maruz kalan kişi; en yakın polis karakoluna veya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak şikâyetçi olabilir. Şikâyet sırasında mağdurun elinde bulunan tüm delilleri sunması suçun ispatı açısından önemlidir.

Günümüzde çoğunlukla internet ortamında, yazılı mesajlaşmalar sırasında hakaret suçu gerçekleşmektedir. Bu tür suç eylemlerinde yazışmaların ekran görüntüsünün alınması, hakaret eyleminin dijital kayıtlarının tutulması oldukça önemlidir. Sözlü hakaret durumunda ise olay sırasında bulunan kişiler tanık olarak gösterilebilir. Ayrıca olayın gerçekleştiği yerde kamera kayıtları bulunuyorsa bu kayıtlar da güçlü delil niteliği taşımaktadır.

Şikayetle birlikte soruşturma aşaması başlatılan dosyada savcı şüphelinin ifadesini alır, delilleri toplar ve tanıkları dinler. Toplanan deliller sonucunda suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşması halinde iddianame düzenlenir ve kamu davası açılır.

Tüm bunlar neticesinde savcı tarafından kamu davası açılması gerekli görülmüş ise kovuşturma aşamasına geçilerek dava süreci başlatılmış olur. Cumhuriyet savcılığının düzenlediği iddianameler ışığında hakaret davası dosyaları olayın suçun işlendiği yer Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür ve karara bağlanır. Hakaret suçunun basın yoluyla işlenmesi durumunda yetkili mahkeme ise; suçun işlendiği yer mahkemesi veya sanığın ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesi olabilir.

Türk Ceza Kanunu'na göre hakaret suçunun cezası 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Ancak suçu ağırlaştıran bir durumun mevcudiyeti durumunda nitelikli halden kaynaklı verilecek cezalar ağırlaştırılabileceği gibi hafifletici sebeplerin varlığı durumunda verilecek ceza azaltılabilir hatta  cezaya hükmolunmayadabilir.

 

 

Hakaret Suçunda  Ağırlaştırıcı Sebepler

·       Suçun Kamu Görevlisine karşı görevinden kaynaklı işlenmesi

·       Suçunun kişinin dinsel siyasal sosyal felsefi inanç düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden yaymaya çalışmasından mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı işlenmesi

·       Suçun Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesi

·       Suçunun Alenen herkese açık bir yerde işlenmesi

 

Hakaret Suçunda Hafifletici  Sebepler Veya Hiç Ceza Verilmeyeceği Sebepler

·       Karşılıklı Hakaret

·       Kasten Yaralamaya Tepki Olarak İşlenmesi

·       İddia ve Savunma Dokunulmazlığı

 

Sonuç olarak hakaret suçu, bireylerin onur, şeref ve saygınlığını korumayı amaçlayan ve hukuk düzeni tarafından yaptırıma bağlanmış önemli bir suç tipidir. Günümüzde özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte hakaret eylemleri farklı şekillerde karşımıza çıkabilmekte ve mağduriyetler artabilmektedir. Bu nedenle hakarete maruz kalan kişilerin delilleri muhafaza etmeleri, yasal sürelere dikkat ederek şikâyet haklarını kullanmaları ve süreci doğru şekilde takip etmeleri büyük önem taşımaktadır. Hukuki sürecin etkin ve doğru şekilde yürütülmesi hem mağduriyetlerin giderilmesi hem de sorumluların hukuki yaptırımlarla karşılaşması açısından önem arz etmektedir.